DOLAR 18,6408
EURO 19,6351
ALTIN 1.075,92
BIST 5.005,30
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Artvin 12°C
Açık
Artvin
12°C
Açık
Paz 10°C
Pts 9°C
Sal 11°C
Çar 12°C

MÜZİKTEN PARA KAZANMADIM, SADECE TEŞEKKÜR ALDIM

MÜZİKTEN PARA KAZANMADIM, SADECE TEŞEKKÜR ALDIM
REKLAM ALANI
12.12.2021
185
A+
A-

Mete Aydemir ,”Parayla Müzik Bir Noktaya Kadar Yapılır, Para Bitti Mi Müziğin Biter”
Küçük yaşta musikiye gönül veren akordiyon ustası Mete Aydemir müzik ve akordeon hakkında bilgiler verdi.
“Ne kadar bir şeyi biliyorsan o kadar az biliyorsun demektir” diyerek öğrenmenin sonu gelmeyeceğini belirten Mete Aydemir, müzikle ve enstrümanla tanışma hikâyesinden şöyle bahsetti: “Musikiye küçükken ağız mızıkası ile başladım. Sonrasında liseyi bitirince babama yalvar yakar istedim. O zamanlar çalgı çalmak, top oynamak abesti. Annemin zoruyla babam bir tane akordeon aldı bana. İlk önce musikiler derneğine gittim rahmetli Murat Coşkun onlarda çalıyordu, onlardan biraz feyiz aldım. Kenan Özerle tanıştım, orkestrası ile devam ettim, zamanında rahmeti Hasan Çıtak’tan bas dersleri aldım. Sonrasında Rus pazarı olunca Artvin’e çok büyük müzisyenler geldi. Dünya çapındaki akordiyonistleri dinledim biz onların yanında hiçbir şey yapmıyoruz. Onlardan da müzik sohbetlerim oldu ama hiçbir şey öğrenmedim ne kadar bir şeyi biliyorsan o kadar az biliyorsun demektir, bilginin sonu yok.”
Akordiyonun ağız mızıkasının geliştirilmiş hali olduğunu belirten Aydemir, “Akordiyon farklı bir alettir, ağız mızıkasının geliştirilmiş şeklidir akordiyon. Bildiğimiz ağız mızıkasıdır çocukken çok çalardık şimdi yoktur esasında da bende var bir gün yine bir program yapabilirsek ağzı mızıkasını falan da tanıtırım. Ağız mızıkasından sonra akordiyona heves ettim, akordiyon öğrendim. Akordiyon’ un menşei 1828’de Almanya’da geliştirilmiş, öncelikle ağız mızıkası sonrasında el mızıkası dediğimiz türü çıkmış ve daha da gelişmiş tuşlu hale getirmişler bu süreçle birlikte akordiyon halini almış, tuşlu bir alet olsa da üflemeli çalgılar arasına girer. Üfleme şeklinde gerçekleşir, içerisinde metaller vardır bu metaller titreşerek ses oluşturur, böylelikle müzik ortaya yapar. Almanya’da icat olmuş bunun Artvin’e gelişi 1977-1978 civarlarında 1993 harbinde Ruslar burayı işgal edince, Ruslar tarafından getirilmiş buraya, Almanya’dan ve İtalya’dan. 1870 yıllarından önce Artvin’de akordiyon yoktu bunun yerine, kaval, tulum, davul zurna gibi çalgılar kullanılıyordu. Öncesinde Gürcüler öğrenmiş Rusya’dan, sonra bu işi yapan Mikeloğlu diye bir Ermeni çalmış Artvin yöresinden oradan da bizim Artvin halkı öğrenmiş. Almanya’dan ve İtalya’dan. Yusufeli tarafı Rus işgalinde olmadığı için oralarda pek yaygın değildi, eskiden hudut Melo köyünün olduğu yermiş. Akordiyon Ruslardan alınmış, geliştirilmiş ama Kafkasya’ya inince daha seri çalınması için tuşlarını küçültmüşler” ifadelerini kullandı.
“Bir Ülkenin Anahtarı Müziktir”
Enstrüman çeşitliliği açısından Artvin’in öne çıktığını aktaran Aydemir, “Akordeon bir yerin, bir bölgenin çalgısı değil, akordiyon dünya çapında bir çalgıdır. Kafkasya’dan geçen Artvin’den geçmiş, sahili çıkacak olan Artvin’den geçmiş. Artvin’in bir özelliği daha var en çok enstrüman, müzik aleti kullanılan yerdir kemençe, tulum, davul, zurna, kaval, saz, ney, akordiyon sonradan geldi. Müzik öyle bir şeydir ki toplumlar arası barışında sağlar, bir ülkenin anahtarı müziktir. Bir futbolcuya top oynatırsın, ertesi gün antrenmana çıkar, yaptırmadığın zaman bir sonrakinde iyi top oynayamaz, o yüzden biz bu çalgı aletlerine alışmışız biz zamanında sabahlara kadar yorulmadan çalardık, şimdi böyle şeyler mümkün değil. Müzikten para kazanmadım, sadece teşekkür aldım, bunu bir gönül işi olarak yaptım. Eğer bu işi gönül işi ile yapmazsan zaten müzisyenlik yapamazsın, parayla müzik bir noktaya kadar yapılır, para bitti mi müziğin biter. Bizlere ışık tutan şu şekilde oldu hep arkadaş olarak Birbirimize destek olduk, ama çok eski ustalara biz akordiyon çaldıramazdık, onlardan bir şey öğrenmek için yalvarırdım ama çalmazlardı. Ama ben öyle yapmıyorum gençler geldi mi öğretiyorum, Gelirler öğrenirler, konservatuar mezunları bile yanıma gelir, konservatuarlarda mesela akordiyon öğretisi yoktur, yeni yeni yapılmaya başlandı. Lisede okurken bizim edebiyat hocamız vardı meşhur yazar Vecihi Timuroğlu, Onun bir sözü vardı “şiir, müzik, resim iç içedir” derdi bunlar güzel sanatlar. Şiirsiz müzik olmaz, müziksiz de şiir olmaz derdi, resimde bunların tasviridir derdi. Müzik şiirin armoniye dökülmüş halidir, nasıl bir türkü söylemek maharet ise, şiir söylemek de maharettir, herkes şiir okuyamaz” şeklinde konuştu.
Gülşen Makar

ARA REKLAM ALANI
REKLAM ALANI
YORUMLAR

one + nineteen =

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.