erhan

SİNİRBİLİM (NÖROBİYOLOJİ) KİMYA TARİHİ BİLİM TARİHİ

01 Ekim 2019 Salı 10:04
sinirbilim-norobiyoloji-kimya-tarihi-bilim-tarihi

Lavoisier Neden İdam Edildi? Giyotinle Kafasının Kesilmesi Sonrası Göz Kırptığı Doğru mu?

Çok yaygın bir hikayedir ve bugüne kadar birkaç farklı biçimde anlatılmıştır. Hikayeye göre ünlü Fransız kimyager Antoine Lavoisier, dönemin yobaz bilim düşmanlarıyla verdiği mücadelede "Bu kelleler hiçbir işe yaramaz!" diye bağırdı. Hemen sonrasında da yargılanıp ölüme mahkum edildi. Ancak ölümü sırasında bile bilim ve öğrenme aşkıyla yanıp tutuşuyordu. Bu nedenle asistanlarından bir tanesine, giyotinle yapılacak idamı sırasında kafası kesildikten sonra gözlerini dikkatle incelemesini söyledi. Eğer ki kafası koptuktan sonra 2 defa göz kırparsa, kafanın vücuttan ayrıldıktan sonra da beynin bilinçli faaliyetlerini sürdürebildiğini ispatlamış olacaktı. İddiaya göre gerçekten de koparılan kafasındaki gözleri gerçekten de 2 defa kırpıldı!

Bu hikayenin gerçekliği uzun yıllardır tartışılmaktadır. İlk olarak şunu diyebiliriz: Antoine Lavoisier'ye ait resmi ve güvenilir biyografilerin hiçbirinde böyle bir olaydan bahsedilmemektedir. Dolayısıyla bu durum iddiayı, en azından Lavoisier'nin böyle bir şey yaptığı iddiasını ciddi anlamda zayıflatmaktadır.

Buna rağmen hikaye popülerliğini korumaktadır. Örneğin Discovery Channel kanalındaki "Giyotin" belgeselinde bir doktor, bu hikayeyi gerçekmiş gibi anlatmıştır. Ancak kendisine ulaşılıp kaynağı sorulduğunda, "Kaynak olarak bir arkadaşının anlatımından anımsadığını; arkadaşının ise bir yerlerde okuduğunu ama nerede okuduğunu hatırlamadığını." belirtmiştir. Bilimde anekdotal (kulaktan dolma, deneyime dayanan) anlatımların hiçbir veri değeri bulunmamaktadır. Böylesine ikincil ve hatta üçüncül anekdotlar ise hiçbir şekilde kabul edilemez. Bir bilim kanalında bunun bilimsel bir anlatım olarak sunulması büyük bir hatadır.

Kafanın Kesilmesinden Sonra Göz Kırpılabilir mi?

Peki bu olayı Antoine Lavoisier'nin yaşamamış olması, böyle bir şeyin yaşanamayacağı veya içerisindeki bilginin gerçek olmadığı anlamına mı gelir?

Pek değil. Tam tersine, böyle bir şeyin olması sinirbilimsel açıdan gayet muhtemel. Çünkü bu tür hikayeler sadece Lavoisier'e atfedilmiyor. Örneğin Jean-Paul Marat'ı öldürdüğü için ölümle yargılanan Charlotte Corday'in kafası giyotin ile kesildikten çok kısa bir süre sonra, cellat kesik kafayı kaldırıp yanağına şaplak atmıştır. Görgü tanıkları, yanakların kızarıp yüzün öfkeli ve içerlemiş olduğunu belirtmişlerdir.

Bir başka anlatıya göre, birbirine düşman iki kişi giyotinle idam edildikten sonra aynı sepete kelleleri konulmuştur ve biri, diğerini öylesine sert bir şekilde ısırmıştır ki, ölüm katılığının da gelmesi nedeniyle iki kafa birbirinden ayrılamamıştır.

Daha kontrollü deneylerden gelen veriler de var. Örneğin 1880 yılında yapılan bir deneyde, kafası kesilen katil ve tecavüzcü Menesclou'nun kafasına, ölümünden 3 saat sonra olmasına rağmen ölü bir köpekten kan pompalanmıştır. Araştırma sonucuna göre adamın dudakları titremiş, göz kapakları açılıp kapanmış ve sanki bir şeyler söyleyecek gibi ağzını açmıştır (ama hiçbir şey dememiştir).

1905 yılında yapılan bir diğer deneye göre, katil Languille'in kafasının kesilmesinden sonra bir doktor adını seslenmiştir. Adını söylemesi üzerine kesik kafa gözlerini açmış ve ses yönünde odaklanmıştır.

Deneysel Sonuçlar Güvenilmez ve Çelişkili!

Ancak tersine dair de çok fazla kanıt var: Örneğin bir deney sırasında kafası kesilmiş hayvanların 15 dakika sonra bile uyaranlara tepki verdiği iddia edilmiştir. Bir diğer veri, 1836 yılında öldürülen katil Lacenaire'nin denek olmayı kabul etmesi sonucu, öldürülmesi sonrasında tepki almaya yönelik deneyden gelmektedir. Deney sonucunda şahıstan en ufak bir tepki dahi alınamamıştır. 1879 yılında benzer şekilde idam edilen katil Prunier de, kafasının kesilmesi sonrasında tüm denemelere rağmen en ufak bir tepki vermemiştir.

Son bir örnek verelim: 1989 yılında Kore'de yaşanan bir taksi kazasında, yolculardan biri arabalar arasında sıkışırken, diğerinin kafası hızla yerinden kopmuştur. Sıkışan hasta, diğerinin yere düşen kafasını net bir şekilde görmüştür. Kafada beliren yüz ifadeleri önce şok ve kafa karışıklığı iken, birkaç saniye içerisinde aşırı korku ve acıya dönüşmüştür. Bu durum, kafanın kopmasından hemen sonraki birkaç saniyede beyin faaliyetlerinin sürdüğünü doğrulamaktadır.

Tabii sözünü ettiğimiz bu verilerin birçoğu eski ve birazcık da efsaneleşmeye açık, pek kontrollü olmayan deneylerden gelen anekdotal içeriği yüksek verilerdir. Modern bilimin bilgileri ışığında böyle bir şeyin pek mümkün değil gibi gözüküyor; çünkü bazı özel yöntemlerle, kesilmiş kafaları saatlerce bile korumak mümkün olsa da, herhangi bir önlem alınmadığı takdirde beyin, ölüm sonrasında sadece 15 saniye kadar faaliyetlerini koruyabilmekte; bilinç ise kabaca 5 saniye kadar devam edebiliyor; sonra kapanıyor. Bu dar zaman aralığında verilecek bir uyaran, beynin tepki vermesini sağlayabilir. Ancak hepsi bu.

Lavoisier'nin Hayatı ve İdam Nedeni

Lavoisier'in bilimsel araştırmaları onu Fransız Hükümeti'nin ve devletle çalışan büyük firmaların önemli pozisyonlarına getirmişti. Örneğin daha 26 yaşındayken, devletin gümrük vergisi toplamasını kolaylaştıracak bir duvarın Paris etrafına örülmesiyle görevlendirilmişti. 28 yaşındayken, hükümetin vergi toplamak bakımından en önemli iş ortaklarından olan Ferme générale firmasının yönetim kurulu üyelerinden birinin kızı olan Marie-Anne Pierrette Paulze ile evlenerek hem finansal olarak elini güçlendirmişti, hem de daha da güçlü pozisyonlara gelmesinin önü açılmıştı. Bayan Paulze, Lavoisier'in bilimsel kariyerinde çok büyük bir rol oynadı. Bu süreçte Ferme générale'nin yoğun gündemi dolayısıyla bilimsel çalışmaları yavaşladı; ancak buna rağmen kimyaya yönelik çalışmalarını sürdürdü ve köylülere olumlu katkı sağlayacak vergi reformlarını geçirmeye çabaladı.

Kariyerinin ilerleyen kısımlarında Kraliyet Tarım Komisyonu'nun kurulması için çabaladı ve başarıya ulaştıktan sonra ilk genel sekreteri olarak görev aldı. Komisyonun en birincil görevlerinden birisi, Sologe'den elde edilen tarım ürünlerinin verimliliğini arttıracak yöntemler geliştirmekti. Lavoisier, bunu başarmak için kendi cebinden de bol miktarda para harcadı; çünkü bu toprakların verimliliği çok düşüktü. Ancak 10 yıllık çabası sonrası yayınladığı raporda da belirttiği gibi, her ne kadar verimliliği arttırmak mümkünse de, hükümetin koyduğu aşırı yüksek vergiler dolayısıyla yerli çiftçilerin geleneksel yöntemleri değiştirmek adına pek az motivasyonu vardı.

Lavoisier, bilimsel araştırmalarındaki başarısını kariyerindeki yükselişinin itici gücü olarak kullandı. Patlayıcılar üzerinde yaptığı çalışmalar sonucunda ve üstün yönetim yeteneklerinden ötürü Barut Komisyonu'na yönetici olarak atandı. Burada, Fransız Hükümeti'nin emriyle, artık bekleneni veremediği söylenen Ferme générale firması yerine atanan 4 komisyonerden birisi Lavoisier'di. Onun yönetimi altında Fransa, barut üretimi ve verimliliği konusunda müthiş atılımlar yaşadı; öyle ki, barut ticareti Fransa'nın ana gelir kaynaklarından biri haline geldi.

Fransız İhtilali süresince emeklerini bir matbaa kurarak bilimsel araştırmaları yayınlamaya odakladı. Ağırlık ve ölçü birimlerinin standartlaştırılmasına yönelik komisyonun başına getirildi. Bu komisyon, Fransa'nın metrik sisteme geçişini mümkün kıldı. Sonradan, Laplace ve diğer bilim insanlarıyla birlikte, politik gerekçelerle bu görevinden alındı. Yaptığı son işlerden birisi, Fransız Eğitim Reformu için bir ulusal toplantı düzenleme girişimi oldu. Bu süreçte, aralarında Joseph Louis Lagrange'ın da bulunduğu birçok yabancının mülklerinin elinden alınmasına engel olmaya çalıştı.

Ancak ihtilal hız ve güç kazandıkça, zaten vergi sisteminden ötürü nefret duyulan Ferme générale'ye yönelik saldırılar da hız kazandı. Firmanın ihtilal sırasında, Mart 1791'de kapatılması sonrasında Lavoisier de Barut Komisyonu'ndaki görevinden alındı. Dahası, iş yerindeki ve evindeki laboratuvarlarına da el konuldu. 8 Ağustos 1793'te, bütün bilim oluşumları da kapatıldı.

24 Kasım 1793 günü tüm eski vergi çalışanlarının tutuklanması emredildi. Lavoisier, tütüne su karıştırmak ve devlete olan borçta sahtekarlık ile ilişkili 9 ayrı gerekçeyle yargılandı. Her ne kadar detaylı bir savunu hazırladıysa da, mahkeme bunu görmezden geldi. 8 Mayıs 1794 günü karar açıklandı ve Lavoisier, 27 arkadaşıyla birlikte, sadece 50 yaşındayken ölüme mahkum edildi.

Göz kırpma hikayesinin yanı sıra, mahkemeye başkanlık eden yargıcın sözleri de epey meşhurdur. Hakkında doğrudan hiçbir kanıt bulunmasa da, Lavoisier'nin bilimsel çalışmaları dolayısıyla affedilmesi gerektiği ileri sürüldüğünde, yargıç şöyle demiştir:

Cumhuriyet'in bilim insanlarına veya kimyacılara ihtiyacı yoktur. Adaletin yargısı geciktirilemez.

Büyük matematikçi Lagrange, Lavoisier'in idamı sonrasında şunları söylemiştir:

Bu kafayı kesmeleri sadece bir an sürdü; ancak onun bir benzerinin gelmesi için yüz yıl bile yeterli olmayacaktır.

Sonuç

Uzun lafın kısası, kafanın vücuttan hızla ayrıldığı durumlarda (giyotinle idam gibi), Lavoisier'ye atfedilene benzer durumların yaşanması sinirbilimsel olarak olası gözüküyor. Fakat bunu olduğundan fazla göstererek, beyne farklı anlamlar yüklemeye çalışmak bilim dışı safsatalara alet olmak olacaktır. Bu nedenle konuya dikkatle yaklaşmak gerekir.

Bu arada... Ölümünden sadece 1.5 sene sonra Antoine Lavoisier'ye Fransız hükümeti tarafından iade-i itibar edilmiştir.

Haberin etiketleri:

Artvin


Haber okunma sayısı: 384

htmlPaginator

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


YAZARLAR

ARTVİN - HAVA DURUMU

ARTVIN

ÇOK OKUNANLAR

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ